Sayfalar

sloane square etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
sloane square etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

23 Ağustos 2011 Salı

Chelsea Farmers Market/La Pizzeria

Pazartesi akşam yemeğimizi bir değişiklik yaparak dışarıda yemeye karar verdik. (evet değişiklik yaparak çünkü haftaiçleri güzel güzel ev yemekleri pişiriyorum, onları yiyoruz:)) Ozanın işinin az da olsa erken bitmesini fırsat bilerek Chelsea Farmers'a doğru yürüdük. Hava Londra şartlarında mükemmel ve Chelsea Farmers da evimize baya yakın olduğundan ağlayıp sızlanmadım tabiki yürüme fikrini duyunca!

Chelsea Farmers, buraya geldiğimden beri gördüğüm yerler düşünülecek olursa en sevdiklerimden.


'Kings Road' üzerinde yer alan 'Heals' mağzasının köşesinden sola döndüğünüzde sağ tarafınızda yer alıyor. Hava güzelse özellikle haftasonuysa, tıklım tıklım oluyor. Insanlar özellikle 'Pimms' (<3) içerek az görmekte oldukları güneşin tadını çıkartmak istiyorlar sanırım.
 
İçinde Nail boutique, Pet Pavillion, Organic Supermarket, Tabacco&Bookstore gibi değişik dükkanları ve çeşitli restoranları içinde barındırıyor. Detaylı bilgiye aşağıdaki adresten de ulaşılabilir:

http://www.chelseafarmersmarket.co.uk/

Biz bu sefer içki içmekten çok güzelce yemek yiyip karnımızı doyurma fikri ile gittiğimizden tercihimizi 'La Pizzeria' adlı italyan restoranından yana kullandık.



Lezzetli yemeklerinin yanında Türk asıllı sahibi 'Aziz'de bizi oraya çeken sebeplerden biri tabiki. Hava koşullarına göre içeride ve dışarıda oturma imkanı bulunuyor ancak tek kötü tarafı kredi kartı kullanılamıyor, sadece nakit çalışıyor!



Biz açılışı Ozanın favorisi 'Burrata' peyniri ve buz gibi bir 'Domaines Ott' ile yaptık. Daha ana yemeklerimiz gelmeden ben doymuştum bile tabiki!



Ana yemek olarak ortaya bir pizza ve makarna söyleyip paylaşmaya karar verdik. Ben her zaman olduğu gibi 'Prosciutto e Funghi' pizzadan yana tercihimi kullanırken, Ozan yine kıskandıran bir seçim olan 'Bucatini'yi sipariş etti! (Pınar yanımızda olsa ruhunu teslim eder 5 tabak falan yerdi eminim!)


Yemek sonunda ne mi oldu? Biz en sevdiğimiz aktivitemiz olan market alışverişine doğru yol alırken, Ozanın makarnası midemizde, benim pizzam ise yarın öğlen tüketilmek üzere paketlenmiş bir şekilde elimizdeydi!




22 Ağustos 2011 Pazartesi

Hoşgeldik!


Evleneli 23 gün, taşınalı 2 hafta oldu.. Dürüst olmak gerekirse henüz ikisinede tam anlamıyla alışamadım. Kendimi Oziyi ziyarete gelmiş ve birkaç gün sonra İstanbul'a geri dönecekmiş gibi hissediyorum. Londra konusunda da alışmak için ne yaptın derseniz koca bir hiç! Zamanımın çoğu evde geçti (genellikle ozi'siz zamanlarımın).. Bol bol yattım, çok fazla TV seyrettim (-o kadar ki,bu ara friends karakteri zannediyorum kendimi), yemek yapmayı denedim (-ve evet bence baya başarılı oldum), ütü yaptım, evi toparladım falan..

Henüz kendimi sokaklara atmadım, hep içimde fotograf makinam ve ben, birde haritam of course. Gezsek, çeksem bol bol sonra bunları bu açtıgım muhteşem blog da yayınlasam falan.. ama işte birşey yapmayınca hep birşey yapmayasın geliyor, üşendikçe üşeniyor, yayıldıkça yayılıyorsun ya benimki de o misal!

En azından gezmek için gerekli olan ilk adımı sevgilim (-kocam) benim yerime halletmişti önceden! İçi tembelliğim yüzünden pek dolu olmasa da bir oyster'ım var.


Bu oyster ne işe mi yarayacak? İstanbuldaki akbil misali beni bütün şehri gezebilmemi sağlayacak olan metroya bindirecek, sokakları güzelce öğrenebileyim; ileride bisikletede binebileyim diye o kırmızı iki katlı otobüsler ile yeryüzünde keşfe çıkartacak!

 

Bütün gezme hayallerim bir köşede dursun, bugün bütün tembelliğime rağmen, bu postu yazabilmek uğruna, fotoğraf makinamı, çok haksız yere attığım köşeden çıkarttım! Bilgisayarımı açtım (itiraf: ipadden sonra çok zor geliyor) ve evet aylar sonraaa ilk kez bir foto editledim!

Ve hatta hatta inanırmısınız, tüm bunları yapabilmek için TV'yi kapattım, Ozinin söyleneceğini bile bile orta sehpamızı çalışma masam yaptım!



Sorsanıza şimdi daha mı mutlusun diye? Size taner stayla bir "Oh yeaaahh" çekiyorum taa uzaklardan..

Biliyorum ben şimdi bu yazıyı yazdım, blog'umun ilk post'u sayılır. Devamı gelsin bebek gibi büyüsün diye çok heveslenicem, çıkıp gezicem ve gördüklerimi yazıcam.. Umarım başladığım diğer işler gibi yarım kalmaz..

Size tavsiyem ilk bi kaç gün hatta kalınız, bakarsınız Londra ikimizide yanıltır?

Sevgiler!
BT (eski BB)


Blogger tarafından desteklenmektedir.